Öykülerin Dünyasına Girmek
Roman ya da öykü mü yazıyorsunuz? Üstesinden gelinmesi zor, bir dizi anlatı sorunu çıkıyor önünüze. Onların çözümlerinin nasıl olacağını bulmak kolay değil. Üstelik size önceden söylenmiş olanlar da var ya da okuduklarınızdan öğrendikleriniz…
Ferat Emen’le bu Yaratıcı Yazı Atölyesinde birlikte çalışmak şaşırtıcı gelebilir.
Alışılmamış düşüncelerle karşılaşmak... Büyük bir olasılıkla öyle olacaktır. Ve kulağınıza fısıldananlardan bambaşka bir yaklaşım mı görmek istiyorsunuz, çok çalışıyorum ama bazı şeyler olmuyor mu diyorsunuz...
Neler yazıyorsunuz, öyleyse gelin başlayalım, birlikte değerlendirelim, sonuçları görelim.
Yazmak kutsal bir uğraş değildir.
Kimse kulağımıza gökyüzünden tılsımlı cümleler fısıldamaz.
Bir kader hiç değildir. Karşı konulamaz bir dürtü de.
Yazmak her şeyden önce bir iştir. Fikir zihne düştüğü anda, sorumluluk başlar.
Çatı nasıl kurulur? Karakter nasıl yaratılır? Atmosfer, mekân, nesne ne işe yarar? Bir anlatı kapanmak zorunda mıdır? Yeni bir şey söylemek hâlâ mümkün müdür?
Bu soruların tek bir cevabı var: çalışmak. Başka bir yol hiç olmadı: Kestirme yolları, sihirli reçeteleri, yazar olmanın sırlarını unutun.
Yazarak kendini ifade etmenin hakiki yollarını birlikte arıyoruz. Yazıyor, bozuyor, tartışıyor, yeniden kuruyoruz.
İyi metinler tek başına yazılmaz. Ancak başka iyi metinlerin arasında mümkün olur.
Altı hafta boyunca şuna bakacağız: Ustalar bu işi nasıl yaptı – ve biz neden yapamıyoruz?
1 Yazarın hatta anlatıcının sesini nasıl kısarız?
2 Okuyucuyla metnin çıplak halini buluşturmak mümkün müdür?
3 Öykünün entropisi nedir?
4 Neden bazı metinler zihnimizle rezonansa geçer?
5 Gelenekle hesaplaşmak için neyi bekliyoruz?
6 Süperstar öykücü… neden olmasın?