Ödemelerinizi İYZİCO ile taksitle yapabilirsiniz.
Öykülerin Dünyasına Girmek

Ferat Emen

  • 20 Nisan 2026, Pazartesi
  • 19.00-21.30 - Toplam 20 Saat - 8 Hafta
  • Uzaktan Eğitim

Katılımcı sayısı 18 kişi ile sınırlıdır.

6.000 TL
Sepete Ekle

Öykülerin Dünyasına Girmek


Roman ya da öykü mü yazıyorsunuz? Üstesinden gelinmesi zor, bir dizi anlatı sorunu çıkıyor önünüze. Onların çözümlerinin nasıl olacağını bulmak kolay değil. Üstelik size önceden söylenmiş olanlar da var ya da okuduklarınızdan öğrendikleriniz…

Ferat Emen’le bu Yaratıcı Yazı Atölyesinde birlikte çalışmak şaşırtıcı gelebilir.

Alışılmamış düşüncelerle karşılaşmak... Büyük bir olasılıkla öyle olacaktır. Ve kulağınıza fısıldananlardan bambaşka bir yaklaşım mı görmek istiyorsunuz, çok çalışıyorum ama bazı şeyler olmuyor mu diyorsunuz...

Neler yazıyorsunuz, öyleyse gelin başlayalım, birlikte değerlendirelim, sonuçları görelim.

Yazmak kutsal bir uğraş değildir.

Kimse kulağımıza gökyüzünden tılsımlı cümleler fısıldamaz.

Bir kader hiç değildir. Karşı konulamaz bir dürtü de.

Yazmak her şeyden önce iştir. Fikir zihne düştüğü anda sorumluluk başlar.

Çatı nasıl kurulur? Karakter nasıl yaratılır? Atmosfer, mekân, nesne ne işe yarar? Yeni bir şey söylemek hâlâ mümkün müdür? Varlığımızın kör noktalarına nasıl ışık tutabilirim? Ve daha bir sürü sorunla boğuşmak zorunda kalırsınız.

Bu soruların tek bir cevabı var: Çalışmak. Başka bir yol hiç olmadı: Kestirme yolları, sihirli reçeteleri, yazar olmanın sırlarını unutun. Çalışacağız.

Yazarak kendini ifade etmenin hakiki yollarını birlikte arıyoruz. Yazıyor, bozuyor, tartışıyor, yeniden kuruyoruz.

Yaratıcı yazının yollarından giderek yazdıklarımızı bu Yaratıcı Yazı Atölyesi'nde birlikte değerlendireceğiz. 

Bu atölye kestirmeden herhangi bir yol önermiyor.

İyi metinler tek başına yazılmaz. Ancak başka iyi metinlerin arasında mümkün olur.

O yüzden akıllı insan ilk olarak ilişki kurduğu bir başka insanın kalitesini yükseltmeye çalışır. Yani iyi bir öykü ancak birçok başka iyi öykücünün varlığıyla mümkün.

Şükürler olsun ki böyle.

Sekiz hafta boyunca şuna bakacağız: Ustalar bu işi nasıl yaptı – ve biz neden yapamıyoruz?

1 Anlatma, göster: George Saunders ve öykünün geometrisi.

2 Herkes distopyayla kafayı bozmuşken biz neden yazamıyoruz?

3 Edebiyatımızda öykünün kodları: Kuyu, kedi, meyhane, rakı. Sırlı ayna, ortanca, mimoza.

4 Bir metnin ne zaman biteceğine kim karar verir?

5 Okurla ilişki mi, yazarın kendine hayranlığı mı?

6 “Puslu”, “usulca”, “ironi”: Yasaklanmalı mı?

7 Bizden neden bir David Foster Wallace çıkmıyor?

8 Türkçenin en zekilerini öykücülüğe çekmek mümkün mü?