Nasıl Okuyup Nasıl Düşünmeliyiz ve Niçin Yazıyoruz?
Okumak mı önemli, yazmak mı? Elbette kesin bir yanıtı yok. Çünkü bize bağlı. Peki okurken ve okuduktan sonra nasıl düşünürüz? Kendimize özgü bir kişilik kazanmak nereden geçer?
Ve keşke herkes yazsa. Anı, günlük, deneme… Ama özellikle öyküler, romanlar.
Kurmaca yazmak insana neler neler kazandırır. Gelin uzun uzun birlikte düşünüp konuşalım.
Elli yılı aşkın yayıncılık, editörlük ve yazarlık deneyimiyle birlikte düşüncenin, okumak ve yazmakla ilgili alışkanların irdelendiği saatler...
Önce okuyor, sonra da yazıyoruz ama yazdıklarımız ve yere göğe koyamadığımız şu edebiyat ne işe yarar? Öyle ya, hiçbir somut sonucu yok. Bunu konuşalım.
3. Dönem
Yazmak için okumak zorundaysak neleri, nasıl okuyalım? Daha doğrusu nasıl düşünelim?
Hızlı mı, yavaş mı, sevdiklerimizi mi, yoksa kendilerinden öğreneceklerimizi mi?
Kurmaca okumak, yani öyküleri ve romanları okumak insana ne kazandırır? Ya da yaşadığımız şu topluma?
İki gün, tam altı (6) saat boyunca bunları enine boyuna, altından girip üstünde çıkarak konuşacağız. Karşılıklı konuşacağız.
Bu iki günlük Atölye’den sonra kendimize elbette şu soruyu soracağız: Altı saatimi verdim ama bu iki iki ders benim için anlamlı geçti mi, kendim için bir şeyler kazandım mı?
I
22 Haziran
Edebiyat ne işe yarar?
Niçin edebiyatsız yaşanmıyor? Niçin okuyoruz?
İnsana kişiliğini ve kimliğini en çok ne kazandırır? Kimlik nedir ki?
Soyutlama nedir, önemli midir, ne işe yarar? Soyutlama her şey midir?
Peri masallarıyla ve edebiyatla gerçek arasında nasıl bir ilişki vardır?
Niçin edebiyatsız yaşanmıyor?
Edebiyat bütün sanatların üstünde, doruk noktasında mı?
Balzac, Tolstoy, Dostoyevski, Flaubert, Melville ve geçen yüzyılların büyük yazarlarının önemi nerede?
Peki Evliya Çelebi ya a Sait Faik, onların önemi nedir?
Bu soruları ve yanıtlarını birlikte konuşup değerlendireceğiz.
II
29 Haziran
Bir öyküyü ya da romanı nasıl okumalıyız, hikâyesine bakarak mı, yoksa başka özelliklerine mı?
Doğru ve nitelikli okuma biçimi ve önemi nedir?
Peki modernizmin büyük yazarları, James Joyce, Virginia Woolf, William Faulkner ne yaptı da büyük bir dönüşüme neden oldular?
Bazı önemli anlatım sorunları, anlatıcı, hikâye, dil, noktalama işaretleri… Peki ünlemlerle noktalı virgülleri ne yapalım…
Nasıl yazılmalı, nelere nasıl bakarak...
Bu arada pek çok yazardan da söz ederek...
Sonra gene birlikte düşünüp değerlendireceğiz. Sorular ve yanıtlarla birlikte...
Bu ders bana ne katacak?
Bir romanı doğru ve nitelikli biçimde okumak, benzersiz bir deneyimdir. Niçin? Çünkü bu, yaşadığımız hayatta baktıklarımızı gerçekten görmenin, gördüklerimizi yorumlamanın, dolayısıyla yaşadığımız toplum ya da küçük çevre içinde farklı bir düşünme biçimi kazanmanın en yaratıcı yoludur.
Nitelikli bir roman okuma deneyiminin, düşünme biçiminizi nasıl dönüştürdüğünü keşfedeceksiniz. Peki bunu başka yerlerde kazanabilir miyiz? Elbette ama iyi bir romanı doğru okumak, başka hiçbir alanda bulamayacağımız melekeleri kazandırır.
Bu ders edebiyatın, iyi bir romanın ya öykünün sunduğu düşünsel olanakları doğru yorumlama becerinizi güçlendirecek. Bu atölyeyi tam da bunlar için değerlendirebiliriz.
Bakış açımız ve düşünme biçimimiz değişebilir. Kişiliğimize gerçek bir katkı yapabiliriz.